30 Ekim 2010 Cumartesi

Uzaylı Görseniz Ne Yapardınız?


1.Çığlık atarım

2.Korkudan donup kalırım

3.Bayılırım

4."Vay anasını, adamlar yapmış beaa" derim

5.Selam veririm

6."Hemşerim memleket nere" diye sorarım

7.Kelime-i Şehadet getiririm

8.Uzay mekiğine atlar hemen Dünya’dan tüyerim

9.Tokatlarım hemen

10.Orasını burasını ellerim

11.Ben körüm, göremem

12. Mahmut sen misin? Oğlum çıkar kostümü, hey Mahmut, Mahmut, Annnnnnneeeeeee.......

13.Taşlarım

14.Fotoğrafını çekerim...

15.Oralarda havalar nasıl diye sorarım

16.İşi ticarete dökerim... ufo için otopark parası isterim.
vermezse ufosunu çizerim.....

17.Saçma sapan sorular sorup ona burasının Türkiye
olduğunu ve dünyadaki diğer yerlerden farklı bir yer olduğunu anlatmaya ve bıktırmaya çalışırım

18.İçini açıp bakarım

19.Tekmeyi basar geri yollarım

20.Onla yatarım

21.Onu kaçırırım yada önce ben kaçarım.

22.Polis die bağırırım

23.altıma zıçarım

24.öküzün trene baktığı gibi bakarım

25.açarız bi 70lik ne olacak bu marsın hali diyerekten

............

Digitürk ALLAH BELANI VERSİN!!!


İki hafta önce arkadaşlarla eve Digitürk Wep tv aldık dışarıda maç izlemek keyif vermiyor diye.Her neyse maçların da görüntü kalitesi geçen seneye göre çok daha kaliteli ne donma ne de takılma.Okulda arkadaşlara kasılarak evde Lig Tv var diye de bi havalar atıyorum görmeniz lazım sanki Digitürk'ün sahibiyim.Bi kaç gündür de havanın yağmurlu olmasından dolayıda dışarı çıkamıyoruz.Akşama kadar evde otur film izle pes,counter oynayarak vakit geçiriyorduk.Havalarından soğumasıyla tek eğlencemiz evde oturup hafta sonu lig maçlarını izlemekti.Kaç gündür de cumayı bekliyordum.Fenerbahçemin,Bursasporla maçı vardı nede olsa.Bu yağmurlu havada bi de dışarıya çıkıp maç için arkadaşla bi şeyler alıp maç saatini beklemeye başladık.Yine koltuklarımıza uzanıp maçımızı izleyecektik.Çokta güzel başladı ilk 15 dakikayı sorunsuz izliyoruz ama birden ekran karardı ve yayın kesildi.La ne oluyor dedik.Sayfayı yeniliyoruz yok teknik sorun mu ne varmış a.q.Neyse bi iki dakikaya gelir dedik.Bu arada 17 dakikada Fenerbahçe'nin golü de ama görüntü gelmedi bi türlü.Bi de Digitürk siteye canlı destek diye bişey koymuş ordan yardım almaya çalışıyoruz yok.Artık iyice sinirlendim üyeliğimi iptal ederlerse etsinler yeter ki bi küfredeyim de rahatlayım diyorum yok o da olmuyor.Neyse ilk yarı bitti ikinci yarı arkadaşa kesin gelir diyorum hala tık yok.Küfürlü mailler yağdırıyorum Digitürk'e yok mailler gitmiyor hep teknik bi sorun var diyor maillerimde iletilmiyor.Artık maçı izlemekten ümidi kestim radyodan ikinci yarıyı takip etmeye başladım.Hani Fenerbahçe bi şekilde maçı kazansında izlemesek de olur diyodum ki Bursa'nın golü geldi.Yıkıldım...Psikolojim bozuldu.Evde kendi kendime Digitürk çalışanlarının aile mensuplarının tek tek kulaklarını çınlatıyorum.O kadar güzel sözler yağdırıyorum ki sesimi duymuş olacaklar ki birden görüntü geldi de maçın son 15 dakikasını izleyebildim.Ama maç berabere bitti.Maç keyfimin kaçtığına mı üzüleyim yoksa kaybettiğimiz puana mı?Neyse Digitürk burdan sana sesleniyorum "Allah belanızı versin.Yapacağınız işin a.q"

29 Ekim 2010 Cuma

Cumhuriyet Bayramımız Kutlu olsun

TARİH : 29 EKİM 1929 Atamız Cumhuriyet Bayramı geçit töreninde! Bu memleket güneş gözlükleriyle yerinden kalkmadan geçit töreni izleyen BAŞBAKANLAR, CUMHURBAŞKANLARI GÖRDÜ ÇOK YAZIK...
Bugün hepimize düşen ortak görev; Ulusal değerlere, bilince, Cumhuriyet'e sahip çıkmak, Çanakkale'yi, Kurtuluş Savaşı'nı kazanan ruhu korumak ve bu bilinci gelecek kuşaklara aktarmaktır.

Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz.

Cumhuriyetimizin niteliklerinden asla ödün vermeden sonsuza değin yaşatmak, ülkemizin dünyanın güçlü ve demokratik ülkeleri arasında yer almasını sağlamak için, var gücümüzle çalışma kararlılığımızı sürdüreceğiz.

''Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan ve halkını esir eden, içerideki cephenin suskunluğudur''.

Atatürk’ü ve en büyük eseri Cumhuriyet’i anlamak ve Cumhuriyet’in değerlerini her koşulda korumaktır.

Atatürkçü düşünceyi benimsemek, Türkiye’yi aydınlık yarınlara taşımaktır.Ulusal mücadelemizin Cumhuriyet ile taçlandığı bu anlamlı günün 87. yılı kutlu olsun.

hermes-atum.blogspot.com

28 Ekim 2010 Perşembe

Merhaba Ben Ali Ağaoğlu Yaptım oldu!!!

Son zamanlarda gündeme cuk diye oturan Ali Ağaoğlu,önceden Türkiye’nin sayılı zenginlerinden biri olarak bilinirken oynadığı reklam filmleriyle birden bire Türk halkının sevgilisi haline geldi.Slogan ise belli “yaptım olacak”.Bu aralar herkesin facebook,twitter gibi sitelerde herkesin profilinde Ali Ağaoğlu’nun sözleri paylaşılıyor.Bu durumdan memnuniyetini dile getiren Ali Ağaoğlu “Herkes reklamlarda boy gösterebilir ama halkın gönlünde bu şekilde yer edinemez.İlk reklam filminin çekimlerinden öncede çevremden baya bi tepkide aldım.Çuvallar dolusu paran var,senin ne işine reklamlarda oynamak.Ver birine parayı adam gibi reklam olsun.Hem oyunculuk senin neyine,hiç bi tecrübende yok dediler.Ama gördünüz yaptım oldu.Artık inşaat sektöründen çekilmeyi düşünüyorum.Bi kaç tane film teklifi aldım.Ekranlar tam bana göre sevdiklerimle kucaklaşmak istiyorum.Hep hayalimdi imza günü düzenlemek,yarın yapacam olacak .” kısa sürede milyonların gönlüne taht kuran Ağaoğlu mütevazi kişiliği ile de örnek birisi.Varlık içinde yokluk çekmiyor.Garajı galeri gibi.Bizi sağ olsun paşalar gibi ağırladı.Gideceğimiz yere kadar da Maseratisi ile bıraktı.İlk kez böyle bi arabaya binmiş olmanın zevkini ve gururunu bana yaşatan Ağaoğlu’na teşekkürü borç bilirim.

27 Ekim 2010 Çarşamba

Rakı Nasıl İçilmeli?


Rakıyı güneş battıktan sonra, yavaş yavaş ve muhabbet eşliğinde içmeli...
*Rakıdan küçük küçük yudumlar alınır... Bülent Ersoy öyle içiyor diye bir dikişte bir duble rakıyı içmek makbul değildir...
*Buz gibi şişeden bardağa çevire çevire dökülür ve o nefis kokunun daha fazla yayılması sağlanır...
*Bardağa konulan rakının yarısı kadar su konması makbuldür...
*İlk yudumu aldıktan sonra ağızda bekletip, dişlerin arasından derin bir nefes alınırki akciğerler de nasibini alsın...
*Masada yaşça en büyük kişi rakı kadehini tokuşturmak için kaldırmadan rakı kadehleri masadan kalkmaz...
*Rakı sofrasında planlı, programlı ciddi işler konuşulmaz. Geyik muhabbeti yapılır, memleket kurtarılır, anılar tazelenir, dedikodu yapılır...
*Sigara küllüğüne zeytin çekirdeği, sıkılmış limon kabuğu konmaz...
*İçilen kahve fincanında, tabağında sigara söndürülmez...
*Rakı kadehine önce rakı, sonra su, daha sonra da (konmasa daha iyi olur ama) buz konur...
*Bu sırayı bozarsanız, anason kadehin üzerine çıkar, rakının hem tadı hem keyfi kaçar... Rakıdan anlayanların,Antalya meyhanelerinde garsonluğa soyunanlara bunu anlatması gerekir...
*İcmeye başlamadan önce aperatif birşeyler yenmelidir. Favori
zeytinyağlılardır. Zeytinyağı, mide dolmaya başladıkça üste çıkarak,alkolün genzinize doğru gelmesini engeller...
*Rakıya buz koymak yanlıştır. Buz rakının içindeki suyla alkolü aynı oranda etkilemediği için daha seyrek olan alkol üste çıkar. İdeal karışım bozulmuş olur. En uygunu rakıya soğuk su koymaktır...
*Rakı sofrasında kadeh yalnızca bir defa tokuşturulur. Hadi bakalım hoşgeldiniz vs. falan diye...
*Bundan sonra kadeh tokuşturulmaz sadece kaldırılır...
*Masaya yeni birisi eklendiğinde ise tekrar kadeh tokuşturulabilir... *Rakı şalgam suyuyla içilmez!... (taslağa dahil değil)
*Mezesiz rakı içilmez. Ben akşamcıyım, öyle bir kadehlik keyfim var diyorsanız gidin bira filan için...
*Şişe numarasının önemi yoktur. Zira ilk damıtılan rakı, 01 numaraya denk gelmez...
*Rakı masasına avuç içiyle ya da yumrukla vurulmaz...
*Bağıra çağıra, Böğüre öğüre konuşulmaz... Sakin olmak, efendi takılmak gerek...
Önce kendine gel, sonra meyhaneye
Kalender ol da gir kalenderhaneye
Bu yol kendini yenmişlerin yoludur
Çiğsen başka bir yere git eğlenmeye
*Rakı bardağı boş beklemez... Evet masadan kalkarken bile dibinde biraz bırakılır...
*Usul, adap bilen en genç kişinin saki olması adettendir, büyüklere (ki büyüklük kavramı orada anlam bulur) sakilik yaptırılmaz... Ev sahibi olsa bile...
*Şişede kalan son rakı damlasına kadar eşit paylaştırılır, daha da içmek isteniyorsa bu paylaştırma ritüeline girilmeden yenisi sipariş edilir...
*Rakı sizi ne zaman sarhoş edeceğini zamanında söyleyen bir içkidir,bunu farkettiğiniz zaman yanınızdakilere söylemeli, ya da izin isteyip kalkıp gitmelisiniz, ama eğer sizin kalkmanız masayı dağıtacaksa ölseniz bile orayı terketmeyin... Çünkü rakı masasından tuvalete gitmek için bile zar zor kalkılır, hoş karşılanmaz...
*Rakı masasında bira, şarap gibi başka alkollü içecekler (masada sosyetik hanımefendiler olsa dahi) olmaz...
*Her nevi ızgara balık (çupra, levrek, istrongilos) uğurlu yemeği,hususi nihavend ve rast makamından sanat musikisi eserleri uğurlu nağmesi, akordeon, keman ve ud da uğurlu çalgısı olan rakının, uğurlu cl'si 70'dir...
*Rakı yanlız başına içilen bir içki değil, meze ile birlikte yavaş (sindire sindire) içilen bir içkidir...
*Mide ve beyne belirli bir etki yaptıktan sonra insan keyiflenir ve güzel sohbetlere yönelir...
*Yani hem anlatır hem dinler... Böylece rakı sofrası en az iki kişinin katıldığı toplu bir eylem, karşılıklı konuşmalara dayandığı için demokratik bir forum, evrensel ve kişisel sorunların ortaya getirildiği, fikir alıp verilen, insanın kendisi ile yüksek sesle düşünerekhesaplaştığı bir tür psikolojik grup terapisi olmaktadır...
*Unutulmamalıdır ki rakı sofrası saygın bir cemiyettir... Buraya katılan hem bu meclise kabul edildiği için saygı gören bir kişiliğe sahip demektir hem de diğerlerine karşı saygılı olmak zorundadır...
*Herhangi bir marka rakı içilirken başka bir markayı övmemek önemlidir,aksi yapıldığında, o an yudumlanan nimete hakarette bulunulmaktadır,yanlıştır...
*En büyük mezesi muhabbettir... Muhabbet konusu "bi kız vardı, 5 yıl sevdim, yüzüme bile bakmadı" gibi duygusal ağırlıklı olabileceği gibi,"bu güneş niye hep doğudan doğuyo batıdan batıyo?" gibi yarı-felsefi konular da olabilir...
*Tam yağlı koyun peynirinin üzerine kırmızı toz biberle renklendirilmiş sarımsaklı zeytinyaği süslemesi... Turşu gibi ekşi mezelerde yine rakının kendine has tatlı nefasetini dengeler, damarlarınızı büzer anasonla dost olur, buna misal olarak dağ lahanası turşusu verilebilir...
Yarasın

Buradanda bir kadeh kalkacak sizin şerefine. :-)

ARKADAŞIM BADEM AĞACI


Sen ağaçların aptalı
Ben insanların
Seni kandırır havalar
Beni sevdalar
Bir ılıman hava esmeye görsün
Düşünmeden gelecek karakış..
Acarsın çiçeklerini ..
Bense hayra yorarım gördüğüm düşü...
Bir güler yüz bir tatlı söz..
Açarım yüreğimi hemen
Yemişe durmadan çarpar seni karayel
Beni karasevda
Hem de bilerek kandırıldığımızı
Kaçıncı kez bağlanmışız bir olmaza
Koş desinler bize şaşkın
Sonu gelmese de hiç bir aşkın
Açalım yine de çiçeklerimizi
Senden yanayım arkadaşım
Havanı bulunca aç çiçeklerini
Nasıl açıyorsam yüreğimi
Belki bu kez kış olmaz
Bakarsın sevdan düş olmaz
Nasıl vermişsem kendimi son sevdama
Vur kendini sen de bu güzel havaya

Aziz NESİN

Başbakan Utandırdı


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan dün Ankara’da dünya evine giren bi çiftin nikah şahitliğini yaptı.Beklenenlerin aksine neşeli tavırlarıyla dikkat çeken başbakan nikah töreninden önce gazetecilerle sohbet etti.Uzun bi aradan sonra böyle neşeli olması gazetecilerinde cesur sorular sormasına neden oldu.Gerçi kimse beklediği yanıtları alamazken başbakanda “beyler bugün keyfim yerinde ve siyaset konuşmak istemiyorum.Sorduğunuz sorulara cevap alamazsınız diye”baştan herkesi bi uyardı.Neşeli devam eden sohbette bi gazeteci referandumla ilgili sorduğu soruya da bin pişman oldu.İşte başbakanla gazeteci arasındaki kısa konuşma:

Gazeteci:Recep Bey referandumdan sonra muhalefetle aranızdaki ilişkilerde bi değişiklik oldu mu?

Başbakan:Sordun soruyu aldın boruyu.zuhahaha….siyasetle ilgili sorulara cevap vermeyeceğim demiştim.

Gazeteci:Çok soğuk bi espiri yaptığınızın farkında mısınız?

Başbakan:Soğuk mu?Dön arkanı da kalın bi şeyler vereyim de için ısınsın.zuhahaha

Bu duruma bozulan gazeteci oradan sakince uzaklaşırken diğer gazeteciler ise gülmekten kendini alamadı.Nikah töreninin başlamasının ardından Başbakan yeni çiftin şahitliğini yaptı ve nikah sonrası da yeni çifte düğün hediyesi olarak; Bal, dut pekmezi, tarçın, polen, anason, zencefil kökü, kekik, çörekotu gibi cinselliği kuvvetlendiren yiyecekler hediye etti.Yeni çifte uyarılarda da bulunan Başbakan “sizden en az 3 çocuk bekliyorum.Bakın en az 3 dedim.Hadi bakim aslanım göreyim seni yüzümü kara çıkartma.Bu yiyecekleri boşuna almadım.Balayınızdan benden.Vaktinizi boşa harcamayın tamam mı?” şeklindeki konuşması karşısında utanan yeni çift bıyık altından da kıs kıs gülmekten kendilerini alamadılar.

Yeni evli çifte bi ömür boyu mutlu olmaları ve Başbakan’ın da dediklerine kulak asmamalarını diliyoruz.Ne de olsa çocuklara bakacak olan kendisi değil.

26 Ekim 2010 Salı

Atatürk'ün Gerçek Sesi

Cüppeli Ahmet Hoca,Habertürk,Jet Fadıl


Habertürk televizyonunun değişmez konuklarından biri haline gelen Cüppeli Ahmet Hoca yine soluğu Habertürk televizyonunda aldı.Geçenlerde Sinan Erdem Spor salonunda düzenleyeceği panel ve bu panelin iptal edilmesi üzerine gündemdeki yerini alan Cüppeli Hoca Habertürk televizyonuna açıklamalarda bulundu.”ne var yani herkes cüppesini giysin gelsin dediysek.Maçlardan önce yöneticiler taraftara herkes formasını giysin gelsin diyor ama maçlar iptal ediliyor mu?Tabi ki de iptal edilmiyor böyle saçmalık görmedim.Ne oluyor ki hem cüppe rahat bi kıyafet hem de giydiğinizde süper kahraman kıyafetine benziyor.” şeklinde açıklamalarda bulunan Ahmet Hoca’nın yakında Habertürk televizyonunda da her perşembe akşamını cumaya bağlayan gece program yapacağı aldığımız duyumlar arasında.Programın adı da “Cüppeni de Giy Gel” olarak.Bu şekilde de bundan sonra herhangi bi aksaklıkla da karşılaşmayacakmış Hoca.

Neyse ney işte Ahmet Hoca ne yapmak istiyorsa yapsın tabi.Ne de olsa demokratik

bi ülkede yaşıyoruz.Herkes düşüncelerini açıklamada serbest.İyi de oldu Cüppeli Ahmet Hoca’da başka bi yerde cüppelilere konuşmasını yaptı.Yalnız o gece konuklardan birinin siması tanıdık geldi.Sarıkla,cüppeyle farklı bi havaya bürünmüştü kendisi.Daha sonra yanına gidip sohbet etme şansımızda oldu.Jet Fadıl.Kendisini böyle davette daha önce hiç bulunmadığını ve cüppesini sorduk.Jet Fadıl’da sağ olsun röportaj isteğimizi geri çevirmedi.”Valla biliyon mu davet geldi bende geldim.İş adamıyım sonuçta.Burada da çeşitli ülkelerden gelenler var.İş konuşuyoruz burada ayrıca cüppe yakışmış mı?Ben her türlü ortama gelirim.Hoca konuşmasını tamamladıktan sonra da bi sex partisine davetliyim oraya gidicem.Cüppenin altında da bişey yok biliyon mu?Neyse konuyu dağıtmayalım.Çağırdılar geldik işte.” bu ulvi ortamdan ayrıldıktan sonra biz de Jet Fadıl kadar olmasa da soluğu Beyoğlu’nda aldık.

25 Ekim 2010 Pazartesi

Futbol Federasyonundan Galatasaray'a Teşekkür


Dün akşam Fenerbahçe ile Galatasaray arasında Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda oynan maçtan sonra Galatasaray'ın uzun yıllar sonra Kadıköy'den puanla dönmesi hem Galatasaray tarafında hem de Futbol Federasyonu tarafından sevinçle karşılandı.Futbol Federasyonundan Galatasaray'a yollanan teşekkür yazısı kısaca şu şekilde;"...uzun yıllar sonra Türk futboluna yaşatmış olduğunuz derbi heycanı için teşekkürü bi borç biliriz.10 yıldır sürekli mağlubiyet aldığınız ezeli rakibinizden almış olduğunuz puanla beraber Fenerbahçe'nin hegomonyasına bi son verdiniz..." bu teşekkür yazısı Galatasaray camiasında gururla karşılanırken Fenerbahçe ise hala şokta.

Aykutlar tarihe geçti...
Fenerbahçe Teknik Direktörü Aykut Kocaman Kadıköy'de Galatasaray'a puan kaybeden ilk Fenerbahçe Teknik Direktörü olarak taraftarlar arasında utanç tablosundaki yerini alırken,Galatasaray kalecisi Aykut Erçetin ise son haftalarda taraftarı tarafından sürekli tepkilerle karşılaşan isim olurken akşamki maçla beraber taraftarlarıyla arasındaki buzları eritti ve Kadıköy'de gol yemeyen ilk Galatasaray kalesi olarak adını Galatasaray camiasına adını altın harflerle yazdırdı.

Kadıköy'de Bi İlk...
Maçtan sonra Galatasaray'ın süper starı Sabri ise taraftara 3'lü çektirerek bi ilke imza attı.Maçtan sonra verdiği röportajda mutluluğu gözlerinden okunan Sabri; "aklıma ölüm gelirdi ama Kadıköy'de bi Fenerbahçe maçından sonra taraftarımıza gidip 3'lü çektirmem benim için bi milat oldu diyebilirim.Fenerbahçe'ye karşı golüm falan yok ama bu yaptığımla beraber bende artık gerçek Galatasaraylı oldum diyebilirim.Şimdi yapmamız gereken ise bu beraberlikleri bi seriye bağlayıp 4-5 yıl sonra buradan galibiyetle dönmek istiyoruz.Ben belki göremem ama yarın çocuklarıma anlatacak artık bi hikayem var."şeklinde konuştu.

Fenerbahçe Tarafı Hala Şokta!!!
Fenerbahçe'nin emektar futbolcusu Genç Semih ise; "bu gerçek olamaz.Kabus gibi bi gece diyebilirim.Futbol Federasyonundan bence yönetici ağbilerimiz maçın tekrarını talep etmemeli.Bu maçın skoru bu olmamalıydı." taraftar ise beraberliğin faturasını ilk kez bu maçı izlemek için tribüne gelenlere kesti ve maçtan sonra bu kişilere linç girişiminde bulundu.